Kolajen Nedir?

Son yıllarda sıkça duymaya başladık. Kolajen, hidrolize kolajen, kolajen peptidler, jelatin… Belki de birçok değişik türde kolajen takviyesi de kullandınız veya kullanma düşünceniz var.

Peki nedir kolajen? Ne işe yarar, faydaları nelerdir? Nerelerde bulunur?

Kolajen, doğada yalnızca insanlarda ve hayvanlarda bulunan hayati bir proteindir. Öyle ki vücudumuzdaki proteinlerin yaklaşık %30’u kolajenden oluşur. Kolajen, vücudumuzda en çok bulunan proteindir; vücudumuzun yapı taşıdır. Cildimize, eklem, bağ doku ve kemiklerimize esneklik ve sağlamlık kazandırır. Doku ve organların canlı ve esnek kalmasını sağlar.

Kolajen vücudumuzda her yerde karşımıza çıkar, bulunmadığı yer yok gibidir. Kemiklerimizde, derimiz ve cildimizde, damar duvarında, tendonlarda, kıkırdaklarda bolca bulunur. Hücre zarı, saçlar, bazal membran, kaslarımız, gözümüz ve beynimiz dahil hemen hemen tüm doku ve organlarda bulunur. Yoğun olarak:

  • Cildimizde %75
  • Tendonlarda %80-85
  • Kemiklerde %90 (organik kuru maddede)
  • Kıkırdaklarda %70 oranında kolajen bulunur.

(Kuru madde üzerinden hesaplanmıştır.)

Kolajen oldukça dayanıklıdır; bilinen en sağlam biyolojik moleküldür. 1 gr kolajen, 1gr çelikten daha sağlamdır. Hatta kolajen 68 milyon yıl sağlam kalabilir! Şimdi sıkı durun: 2007 yılında yapılan çalışmada North Carolina State University’den Dr. Mary Schweitzer ve arkadaşları tarafından bulunan 68 milyon yıllık dinozor fosilinde sağlam kolajen peptidleri tespit edilmiştir.

Kolajen ne işe yarar? Kolajenin faydaları nelerdir?

Kolajenin vücudumuzun farklı bölgeleri için birçok faydası bulunuyor. Sağlıklı yaşlanma, cilt güzelliği, kemik ve eklem sağlığı denildiğinde akla ilk gelen besindir. İşte kolajenin başlıca faydaları:

 Ciltteki çizgi ve kırışıklıkları azaltır, cilt esnekliğini ve nemini artırır.

  • Cilde yapısal sağlamlık kazandırır.
  • Dişleri, saçları ve tırnakları güçlendirir.
  • Çatlak ve selülit izlerini azaltır.
  • Kıkırdakları düzenlenme ve yenileme etkisiyle eklemlerin iyileşmesine yardımcı olur, ağrıları azaltır.
  • Kemik yoğunluğunun artmasına yardımcı olur.
  • Yoğun antrenman döneminde sporcuların sakatlık yaşamasını önlemeye yardımcı olur. Antrenman sonrası kas iyileşmesini sağlar.
  • Yaraların iyileşmesine katkıda bulunur.
  • Sindirim sistemini düzenler.

 Vücudumuzdaki Kolajen Sentezi

 Kolajen vücudumuzda üretilebilen bir proteindir. Bunu, yiyeceklerimizden aldığımız amino asitler vasıtasıyla gerçekleştirir. Ne yazık ki çeşitli nedenlerle 20’li yaşların sonlarından itibaren vücudumuzun kolajen üretimi azalır. Cildimizde kırışıklıklar, eklemlerimizde ağrılar meydana gelmeye başlar. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki vücudumuzun kolajen üretimine destek olmak için dışarıdan kolajen takviyesi almak bu süreci yavaşlatıp iyileştiriyor.

Kolajen ile ilgili çalışmalar son yıllarda artmasına rağmen bilmediğimiz hala çok şey var. Kolajenin büyülü dünyasını tamamen keşfettiğimiz ve onu kontrol edebildiğimiz gün belki de hayat boyu gençliğin formülünü bulacağız.

Kolajen Peptid / Hidrolize kolajen ne demektir? Jelatin ve kolajenden farkı nedir?

 Kolajen, her protein gibi amino asitlerden oluşur. Kolajen normalde üçlü sarmal yapıda, suda çözünmez özelliktedir. Tipine göre ortalama 600-3000 amino asit içeren zincir uzunluğuna sahiptir. Molekül ağırlığı 300.000-400.000 daltondur. Bu oldukça büyüktür ve vücudumuz tarafından sindirilemediğinden kolajenin faydalarını göremeyiz. Kolajenin bu formu daha çok gıda sanayinde fonksiyonel amaçlarla kullanılır, besleyici değeri yok denecek kadar azdır.

Jelatin, kolajenin kısmi hidrolizi ile elde edilir. Yalnızca sıcak suda çözünür, soğuyunca jelleşir. Gıda alanında şekerleme ve tatlılarda kıvam artırıcı, jelleştirici olarak yoğun olarak kullanılır. Molekül ağırlığı ortalama 50.000 daltondur. Görece yüksek bir molekül ağırlığındadır ve vücut tarafından emilimi ve kullanımı, dolayısıyla biyoyararlanımı özellikle kolajen peptidlere göre düşüktür.

Kollajen Peptidler ise jelatinin kontrollü enzimatik hidroliziyle elde edilir. Peptidin kelime anlamı küçük proteinlerdir. Amino asit sayısı 50’den az olan proteinler peptid olarak gruplandırılır.Kolajen peptidin molekül ağırlığı ortalama 2000-5000 Dalton arasındadır yani oldukça küçüktür. Soğuk ve sıcak suda rahatlıkla çözünür.

Molekül ağırlığı çok düşük olduğundan mide asidine ihtiyaç duymadan bağırsaklarda emilir. Kolajenin bu formu tüketildikten birkaç saat içinde vücut tarafından %90 ve üzeri oranında kullanılabildiği için yüksek biyoyararlanıma sahiptir. Bu nedenle kolajenin sağlık amaçlı faydalarından yararlanmak için kolajen peptidler tüm dünyada birinci tercihtir.

EN İYİ KOLAJEN TAKVİYESİ HANGİSİDİR? KOLAJEN TAKVİYESİ SEÇERKEN HANGİ KRİTERLERE DİKKAT ETMELİYİZ?

Kolajen takviyesi seçerken şu durumları göz önünde bulundurarak karar vermenizi tavsiye ediyoruz:

  • Kolajenin mutlaka hidrolize edilmiş kolajen peptid formunda olduğundan emin olun.
  • Hassasiyetlerinizi ve alerji durumunuzu göz önünde bulundurarak üründeki kolajen içeriğinin kaynağını sorgulayın.
  • Kolajen konusunda güvenilir markanın ürünü olduğunu göz önünde bulundurun.
  • Üründeki kolajen miktarını inceleyin. Düşük miktarda günlük kolajen alımı istediğiniz sonuçları vermeyebilir. Yapılan klinik çalışmaları göz önünde bulundurarak en iyi sonucu alabilmeniz için günlük 10 gr kolajen alımını tavsiye ediyoruz.
  • Özel amaçlı geliştirilmiş kolajen ürünlerinde kolajene ek olarak vitamin ve mineraller eklenir. Amacınız kırışıklık gidermek, cilt, saç ve tırnak bakımı ise bu kategorideki ürünler daha hızlı ve etkili sonuçlar almanızı sağlar. Bu amaç için hazırlanmış Collagen Beauty Formula ürünümüzü incelemenizi tavsiye ederiz.
  • Yapay tatlandırıcı, koruyucu ve ilave şeker içerip içermediğini kontrol edin.
  • Fiyat / içerik kalitesi değerini sorgulayın.

 Kolajeni Hangi formda almalıyım? Sıvı mı, toz mu kapsül mü?

Kolajen, fabrikalarda toz formda üretilir ve bu şekilde gıda takviyesi üreticilerine sunulur.

Bazı firmalar toz halindeki kolajeni kapsül içerisinde sunar, bazıları doğrudan toz halinde kullanırken bazıları ise kolajene su ekleyip sıvı formda ürünler oluşturur.

Biyoyararlanım yani kolajenin vücut tarafından kullanılabilmesi için sıvı veya toz formda olmasının bir farkı bulunmaz. Her iki seçenekte de kolajen büyük oranda vücut tarafından kullanılır.

Kapsül yani hap şeklindeki kolajen formlarında ise biyoyararlanım daha düşüktür. Ayrıca bu ürünlerdeki kolajen içeriği düşük olduğundan çok fazla kapsül tüketmek gerekir. Bu nedenle öncelikle toz veya sıvı formdaki ürünleri tercih etmenizi tavsiye ediyoruz.

Hangi tip kolajen takviyesi kullanmalıyım?

Eğer kolajen takviyesi ile ilgileniyorsanız muhtemelen değişik tipte kolajen içerikleriyle karşılaşmışsınızdır. Kimisi TİP 1 kolajenin önemini vurgularken, kimisi TİP 2 veya TİP 3 kolajenin faydalarından bahseder.

Peki sizin için uygun olan hangisi? Kolajen tipleri ne anlam ifade ediyor?

Hızlıca cevabını paylaşalım: Tüm kolajen peptid tipleri cildinize, eklemlerinize, kemik ve kıkırdaklarınıza, saç, tırnak ve tendonlara kısacası kolajen ihtiyacınız olan tüm bölgelere fayda sağlar.

Biraz daha açalım. Kolajen tipi aslında kolajenin biyolojik olarak sınıflandırılmasıdır. Günümüze dek 28 tip kolajen tespit edilebilmiştir. Bu sayının yapılacak araştırmalar sonunda daha da artacağı öngörülüyor. Vücudumuzda birçok kolajen tipi bulunsa da %80-90 oranında TİP 1, TİP 2 ve TİP 3 kolajenden oluşur.

Kolajen tükettiğimizde sindirim aşamasından sonra hidroksiprolin ihtiva eden peptidler kana karışır. Bu peptidlerin kondrositler üzerindeki uyarıcı etkisi sayesinde vücuttaki kolajen üretimi tetiklenmiş olur. Bu aşamada hangi tip kolajen üretiminin yapılacağı kolajenin tipinden ziyade sırasıyla vücudumuzun en çok ihtiyaç duyduğu tiplerde gerçekleşir; teknik olarak hangi tip kolajen tükettiğimizin bir önemi bulunmaz. Bunun aksini iddia eden bir bilimsel çalışmaya rastlamadık.

Balık Kolajeni mi Sığır Kolajeni mi? Hangisini tercih etmeliyim? Farkı nedir?

Temel fark birisinin balık, diğerinin sığır kaynaklı olmasıdır. Hidrolize formda olması koşuluyla (benzer molekül ağırlıkta) iki kolajen peptid türü arasında sağlık faydaları açısından bir fark bulunmuyor. Her ikisi de benzer faydaları sağlıyor. Seçiminizi yaparken alerji ve hassasiyetlerinizi göz önünde bulundurmanızı tavsiye ederiz.

Yazar |2018-12-16T14:00:41+03:00Haziran 30th, 2015|Bilgi|